Blog

İdeal Burnun Nasıl Olması Gerekir?

İdeal Burnun Nasıl Olması Gerekir?

Güzellik kavramı yıllar içinde aynı kalmamış, sürekli değişmiştir. Ancak yıllar boyunca ortak kalan bir şey varsa o da Altın Oran ve simetri gibi kavramlardır. Bu kavramların geçmişi Antik Yunan’a kadar uzanmaktadır. İnsanlar, gördükleri nesne ve insanların güzellikleri konusunda genelde benzer fikirlere sahip oldukları için, bu olgular tarihin başlangıcından bugüne kadar; mimaride, resimlerde vehatta insanlarda çekiciliği tanımlamada kullanılmıştır.

Başka bir değişle altın oran ve simetri gibi kavramlar her zaman insanları cezbetmiştir. Burada özellikle simetri ayrı bir önem taşımaktadır. Bunun nedeni insan yüzünü çekici gösteren en önemli niteliklerden birinin simetri olması ve güzellik algısında önemli bir yere sahip olmasıdır.

Bazı şanslı kişiler doğru orantılı, simetrik bir burunla doğabilirken, diğerleri o kadar şanslı değildir. Ancak bu durum artık bir kader olmaktan çıkmıştır. Yani günümüzde doğduğunuz burunla yaşamak zorunda değilsiniz. Simetriyi göz önünde bulunduran bir kozmetik işlem olan Rinoplastiyi tercih edebilir, hayalinizdeki buruna kavuşabilirsiniz.

Çekici Bir Burnun Özellikleri

Cerrahların yüzleşmesi gereken en büyük zorluklardan biri, hastaların ameliyatlarından ne istediklerini belirlemektir. İstediğinizi elde etmek için özel bir formülü anlamanız ve izlemeniz gerekir. Herkesin kendine özgü bir yüzü olduğundan, belirli bir yüze uyacak bir burnun özelliklerini ve özelliklerini belirlemek genellikle çok zor hale gelmektedir. Genel olarak, çoğu insanın değiştirmek istediği ve referans noktası olarak gördüğü birkaç şey vardır. Bunlar şunlardır;

• Genişlik : Öncelikle çoğu insan burnunun ince olmasını ister. Bu nedenle, genel genişliği daraltmak Rinoplastinin önemli bir parçasıdır.
• Burun Ucu : İnsanların istediği bir diğer özellik ise ideal bir burun ucudur. Birçok insan, burun ucunu sivri yerine yuvarlak yapan kalın burun derisine sahiptir.
• Burun deliklerinin boyutu : Burun delikleri havayı akciğerlere taşımak için tasarlanmıştır.  Ancak bunun yanında yüzün estetik görünümünde büyük rol oynamaktadır. Alarplasty işlemi benzer daha küçük veya simetrik burun delikleri sağlamaya yardımcı olabilmektedir.
• Burun tabanı ile üst dudak arasındaki açı : İdeal bir burnu belirlemenin temel ölçütü, burun tabanı ile üst dudağınızın üst kısmı arasındaki açıdır. Bu, daha kadınsı veya daha erkeksi bir burnu tanımlamaya yardımcı olabilir.
• Yüze göre genel şekil : Son olarak, burunun, yüzünüzün geri kalanına uyması gerekir. Yoksa kusurlu bir yüzde mükemmel bir burun pek bir fark yaratmaz.

Renate’te Nasıl Bir Yol İzliyoruz?

Bu bilgiler ışığında artık kliniğimiz Renate’te nasıl bir yol izlediğimize gelebiliriz. Şöyle ki hastalarımızın bize sorduğu en önemli sorulardan bir tanesi ideal burnun nasıl olması gerektiğidir. Yazımızın daha önceki kısımlarından anlayabileceğiniz gibi aslında bu sorunun net bir cevabı yoktur.Çünkü güzellik kavramı, güzel bir burun, buna bağlı olarak güzel bir yüz ve güzel bir kişi döneme göre değişiklik göstermektedir. Güzellik algısı her döneme ve her coğrafyaya göre değişebilen bir algıdır, fakat yine de bilimin bize sunduğu bazı standartlar mevcuttur. Başka bir deyişle güzel bir burun için belirlenmiş çok net sınırlar olmasa da bilim bize belli ölçüler, belli açılar ve standartlar vermektedir. Bunlar bir taraftan ortalama bir burnu tarif ederken diğer taraftan ise fonksiyonel açıdan burnu bozmamayı amaçlar. Bu nedenle burun üç bölümde incelenebilir. Bunlar;

Burnun üst kısmı: Burnun kemik yapılarının olduğu kısımdır.
Burnun orta kısmı: Kıkırdak yapıdan oluşan bir kısımdır ve nefes almaya katkı sağlamaktadır.
Burnun alt kısmı: Burnun çok daha özellikli ve yapısı daha karmaşık olan kısmıdır. Kıkırdak ve yumuşak dokulardan oluşmaktadır.

Burun sırtı, burnun orta kısmı ve burun ucu kadın ve erkek hastalarda farklı değerlendirilir. Erkeklerde düz hatlar ve yumuşak geçişler estetik kabul edilirken kadınlarda biraz daha kavisli ve belirgin geçişli burunlar estetik kabul edilir.

Rinoplastinin daha az yapıldığı, ulaşılabilirliğinin daha kısıtlı olduğu ve rinoplastinin aslında anlaşılamadığı eski yıllarda genellikle çöktürülmüş, kemik ve kıkırdak yapının azaltıldığı nispeten çökük ve ileri derecede kavisli burunlar sevilmekteydi. Günümüzde ise bu durum daha farklıdır. Şöyle ki artık daha çok doğal hatlar, abartılardan kaçınılmış burunlar kabul görmekte ve beğenilmektedir.

Fakat hastaların istekleri doğrultusunda yapılacak burun şekilleri değişiklik göstermektedir. Özellikle genç yaştaki kadın hastalarımız daha kavisli ve halk arasında havalı“ kabul edilen burunlara yönelirken, erkek hastalarda daha düz hatlara ve geçişleri yumuşak olan bunlar tercih edilmektedir. Farklılıklar bununla da sınırla kalmamaktadır. Şöyle ki kadın hastalardaki burun ucu kalkıklığı daha fazla iken erkek hastalarda biraz daha düzdür ve dudak ve burun arası yaklaşık 90 derecelik bir açıya sahiptir. Bu durum; hastaya ve hastanın yüzünün, dudağının ve çenesinin oranlarına bağlı olarak belli niteliklerde değişiklik göstermektedir.